|
Köşe Yazıları -
Yasemin DİNÇ
|
|
Yazar yasemin
|
|
Çarşamba, 30 Eylül 2009 08:30 |
|
MUCİZE
Bazen insan hayatındakilerin kıymetini bilmez, derler ya işte öyle klasik bir
sözle başlıyorum. Kimileri evet ya söylemesi dile kolay der kimileri bunu
gerçekten uygular. Bazen karamsarlık çöker gecenin en karanlık anlarında zaten
gece ortası böyledir. Hüzne salar insanı, ruhunun en derin yerlerindeki en derin
karanlıklarla boğuşturur. Olamadıklarımızı düşünürüz belki de olmak
istediklerimizi. Ama elimizdekileri unuturuz.
Bir mucizeyi çok uzakta aramak gerekmiyor bence. Hepimizin hayatında bir mucize
olmuştur. Önemli olan bunu adlandırmaktır ve fark etmektir. Gülümsemeyi çoğu kez
eksik ediyoruz yüzümüzden ama gülümseyince biliyorum ki farklı bir ışık
yayılıyor içimize. Ve de etrafımıza…
Bir dağın içinde hissederiz kendimizi çoğu zaman yalnız, yapayalnız. Sesimizi
biz bile duyamayız. Bir el mi bekleriz bizi oradan çıkarması için. Ama ordaysak
orayı renklendirmeyi unuturuz. İnsan psikolojisi böyledir. Genel de
olumsuzluklar aklımıza gelir.
Belki yaşadığımız şehre uyum sağlayamadık, sevemedik orayı. Hep şikayet ettik.
Ama sevmeyi denemedik. Oradaysak mutlu olmanın ip uçlarını fark etmedik. Sanırım
önemli olan mutlu olmayı beklemek değil, mutlu olmak için çabalamak. Ama her
şeyin en önemlisi de kendimizi sevmemiz.
Kendimizle ne kadar barışık bir durumdayız. Kendimizin hatalarıyla
yüzleşebilecek kadar cesur muyuz? Yada verdiğimiz kararları uygulamada ne kadar
cüretkariz? İçimizdeki potansiyelin farkında mıyız peki ? kendimizi ve de
benliğimizi doyuracak farklı ne yaptık? Beklide içimizde bir yerlerde
keşfedilmeyi bekleyen gizil güçlerimiz vardır.
Mutlu olmak demek her istediğimizin olması demek değildir. Ruhumuzu
doygunlaştırmaktır bence mutluluk. Kimi bunu sevdiği bir insanla yapar kimi ise
fotoğraf çekerek. Kimi bir insana aşık olur mutluluk hisseder, kimi denize aşık
olur. Dalga sesleriyle yalnızda olsa ruhunu dizginler. Kimi entelektüel bir alan
seçer, kendini o yönde doyurur. Kimi aileyi seçer eşine çocuğuna ayırır kendini.
Şunu da unutmamak gerekir herkesin mutluluğa bakışı farklıdır. Bir insanı mutlu
eden bir şey başkasını da mutlu edecek diye bir şey yok.
Ben her sabah sağlıklı olarak uyanmanın beni gülümsetmeye yettiği insanlardanım.
Ama başkasına bu basit gelebilir. Ve yine sıradan bir gün diyebilir.
Elimizdekilerin elimizde olmadığını anladığımızda iş isten çok geçmiş olabilir.
Gözlerimiz olduğu için ve şuan bu yazıyı okuyabildiğimiz için mutlu sayabiliyor
muyuz kendimizi?
Ya gözlerimiz olmasaydı. Denizi soracaktık bize su renginde diyeceklerdi. Ama
biz suyun rengini ve şeklini bilemeyecektik. Gökyüzüne bakmayı çok isteyecektik
parlayan güneşin ışıltılarını üstümüze bırakmasını gözlemlemek isteyecektik
beklide ama yapamayacaktık. Her şeyden önemlisi kendimizi bir aynada görmek
isteyecektik ama kendimizin bile neye benzediğini bilmeyecektik. Gözlerimizin
güzelliğini öğrenemeyecektik.
İşte bakın sanırım mutlu olmak için bir çok sebebimiz var. İnsanın düşünceleri
neyse duyguları da o yönde şekil alır. Bence düşüncelerimize pozitif olmayı
eklemeyi unutmamalıyız.
Herkesin bir mutluluk mucizesi vardır. Haydi o nu keşfetmeyi deneyin...
|
|
Çarşamba, 30 Eylül 2009 09:23 tarihinde güncellendi |
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.